MİİMAR

Mimar + Mimarlık + Tasarım

NTV'nin verdiği habere göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile TCDD arasında 2007'de imzalanan protokolle hazırlıklarına başlanan Haydarpaşa Gar ve Liman Dönüşüm Projesi'nin plan tadilatı İBB Meclisi'nin onayından geçti.

Plana göre; Haydarpaşa garı ve çevresinde bulunan tarihi yapılar turizm ve ticaret merkezi olacak. Yapılar 6 kat ile sınırlandırılacak. Ayrıca Haydarpaşa Garı otel olarak da hizmet verecek.

Harem Otogarı ise fuar ve festival alanı; Toprak Mahsulleri Ofisi'nin siloları da kültür ve sanat merkezi olacak.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Etiketler: Haydarpaşa Garı, dönüşüm, kamusal, otel

Views: 588

Buna cevap yazabilirsiniz

Bu Tartışmaya Gelen Cevaplar

Bence en azından her kesimden insanın kullanabileceği bir fonksiyon yüklenmeliydi. Müze veya sergi mekanı gibi..
Şimdi sadece belli bir kesim tarafından kullanılacak ne yazık..
Yapacak işleri yok..
Bir de İstanbul Kültür Başkenti reklamında Haydar Paşa Garı 101 yıldir orda deyip insanın asabını bozuyorlar..
Şehir Bölge Plancısı Erhan Demirdizen'in Yeni Mimar sitesinde 10.02.2010 tarihinde yayınlanan "Haydarpaşa'da metrekare hesabı tutar mı?" yazısından alıntıdır.

"Haydarpaşa'daki gelişmelerin teori ve uygulamaları bu kadar zorlaması neden diye sorduğumuzda karşımıza TCDD çıkıyor. Son dönemde yasa koyucu TCDD'ye o kadar nahoş görevler vermiş durumda ki, TCDD Haydarpaşa'yı sadece bir "gayrimenkul geliştirme projesi" olarak görüyor. Kaç metrekarelik bir alanda ne kadar alışveriş merkezi, konut ve ofis yapılabilir sorularını soruyor. Herhangi bir özel şirket Kartal ya da Tuzla gibi bir yerde sıradan bir arazi geliştirmesi yaptığında hangi soruları soruyorsa TCDD de aynı soruları Haydarpaşa'da soruyor. ”
Büyük bir incelikmiş gibide 'yapılar 6 kat ile sınırlandırılacak' ifadesi kullanılmış......
Fena fikir gibi görünmüyor ilk etapta,tabii göreceğimiz manzara bundan ibaretse.Ama...
Bu yaşlı yapı boğaz silüetindeki yeri ve gar fonksiyonlarıyla ciddi bir duruş sergiliyor.Bu fonksiyonları koruyarak bir çözüm düşünülebilir miydi acaba? Gebzeye taşıma fikri kulağa hoş gelmiyor.Ama genel hatlarıyla TCDD yapısını incelediğimizde bu kurumun uzun yıllardır zaten yaşamadığını,hoyratça verilen ihalelerin pek çoğundan zarar edildiğini görmek zor değil.Evet fikir fena değil ama bildiğimiz TCDD bu işi nasıl ihale eder, nasıl başeder bu boylarından büyük projelerle kim bilir..TCDD ile iş yapan biri olarak TCDD'nin bu meseleyi memleketin menfaati yönünde çözeceğine inanmıyorum.

Yapı hakkında bilgi:

Haydarpaşa Garı, 1908′de İstanbul – Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilen tren garıdır. Gar, TCDD’nin ana istasyonudur. İstanbul’un Anadolu yakasında, Kadıköy’de bulunur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Bağdat Demiryolu yanında İstanbul-Şam-Medine (Hicaz Demiryolu) seferleri de yapılmaya başlanmıştır.

Devrin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit döneminde, 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanmıştır. 19 Ağustos 1908 tarihinde tamamlanıp hizmete girmiştir. Bir rivayete göre binanın bulunduğu sahaya III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’nın adı verilmiştir. Binanı inşaatı, Anadolu Bağdat adı altında bir Alman şirketi gerçekleştirmiştir. Ayrıca bir Alman’ın teşebbüsüyle garın önünde mendirek inşa edilerek Anadolu’dan gelecek veya Anadolu’ya gidecek vagonların ticari eşyasını yükleme ve boşaltma işlevi için tesisler yapılmıştr.

İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Cuno tarafından hazırlanan proje yürürlüğe girmiş, garın yapımında Alman ustalarla İtalyan taş ustaları birlikte çalışmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelere 1917′de yapılan bir sabotajla çıkan yangın sonucu binanın büyük bir bölümü hasar görmüştür. Yeniden onarılan bina bugünkü şeklini almıştır. 1979′da Haydarpaşa’nın açıklarında Independenta adlı tankerin bir gemiyle çarpışması sonu meydana gelen patlamadan ve sıcaktan dolayı binanın O Linneman adlı ustanın yaptığı kurşun vitrayları hasara uğramıştır. 1976′da aslına uygun olarak yeniden geniş çapta onarılmış ve 1983′ün sonunda dört dış cepheyle iki kulenin restorasyonu tamamlanmıştır.

Kaynak: İstanbul Kültür Başkenti 2010 "Açık Kapı Festivali" Resmi İnternet Sitesi
28 Kasım 2010
Tarihi Haydarpaşa Tren Garı'nın çatısında bugün saat 15.30 sıralarında çatıda devam eden iyileştirme çalışmaları sırasında yangın çıktı. Hızla büyüyen yangının dumanları, kilometrelerce uzaktan görülecek şekilde yükseldi. Dumanlar Ortaköy sahillerine kadar ulaştı.

İstanbul'da başta Üsküdar ve Kadıköy itfaiye ekipleri olmak Anadolu Yakası'ndaki tüm tüm ekipler teyakkuza geçti. Deniz suyuyla da söndürülmeye çalışılan yangın kontrol altına alındı.
1908 YILINDA İNŞA EDİLDİ

İstanbul - Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak 30 Ağustos 1906 tarihinde yapımına başlanan Haydarpaşa Garı, 19 Ağustos 1908 tarihinde tamamlandıktan sonra hizmete girdi. Binanın inşaatını Anadolu Bağdat ismini taşıyan bir Alman şirketi gerçekleştirmiş, iki Alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Cuno'nun elinden bu proje ortaya çıkmıştır. Bir rivayete göre Haydarpaşa Garı, ismini III. Selim'in paşalarından biri olan Haydar Paşa'dan aldı.

DAHA ÖNCE DE YANMIŞTI
İstanbul'un en önemli tarihi yapılarından bir tanesi olan Haydarpaşa Garı daha önce de iki kez büyük bir talihsizlik yaşamış ve yıkıma uğramıştı.Bunlardan birincisinde Haydarpaşa Garı I. Dünya Savaşı sırasında yanmıştı. 1917'de yapılan sabotaj sonucu çıkan yangından binanın önemli bir bölümü hasar görmüştü. Anadolu'ya sevk edilmek üzere gar binasında depolanan cephaneler 6 Eylül 1917 günü yapılan bir sabotaj sonucu infilak ederek büyük hasar veren bir yangın çıkarmış, gar binası yangın ile birlikte garda harekete hazır bekleyen ve gara girmekte olan cephane ve asker dolu çok sayıda vagonda yok olmuştur.

Bu sabotaj sonucu binanın çatısı imha olmuş ve diğer bölümleri de hasara uğramıştır. Bu hasarı akabinde yapılan bazı onarım ve değişikliklerle gar binası ve çatısı bugünkü görünümünü almıştı.

1979'da ise Haydarpaşa açıklarında Indepenta adlı tanker bir gemiyle çarpmışmış ve bunun sonucunda binanın kurşun vitrayları hasar görmüştü.

Daha sonra restore edilen Haydarpaşa Garı son görünümüne kavuşmuştu.
MİMARLAR ODASI: "HAVADAN MÜDAHALE EDİLMELİYDİ"


Türkiye Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu:

"Tarihi gar binası Türkiye için önemli bir miras. 1. grup korunması gerek yapı. Bu yapının korunması için çalışmalar yapılması gerekiyordu. Şimdi bu tadilatların düzensiz bir şekilde devam ettiği yönünde bir takım bilgiler var. Yangın başladığında İstanbul Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü'nü aradım. Helikopterle havadan müdahale gerektiğini, aksi takdirde sönmeyeceğini, taşıyıcı temellerin ahşap direkler üzerinde oturduğunu belirttim. Fakat helikopterle havadan müdahele edilmemesi çok risklidir ve düşündürücüdür.

"Yangın söndürme sisteminin olmaması, olası yangınlarda yangından korunmanın sağlanmaması, tedbirlerin alınmaması ayrı eleştiri konusudur. Mutlaka havadan müdahale olanağını kullanması gerekiyordu Orman Bakanlığı'nın. İstanbul'da normalde çıkan yangınlarda 15 dakika içinde havadan müdahale edilebiliyorken, 1 saatlik süre içerisinde neden helikopterle havadan müdahale yapılamadığını anlamak mümkün değil.

"Zemin kata inmesi halinde taşıyıcı nitelikteki ahşap direklerin hasar görmesi, binanın tamamen yok olmasına neden olabilir. Yapılan müdahale itfaiyenin müdahelesidir fakat bu yöntem aslında yeterli değildir."
Kaynak:HABERTÜRK TV

Bobiler'den yeni kibrit tasarımı önerisi
haydar paşa garı ne otel olacak nede müze tarihi binayı bir otele çevirme yanlış bir düşüncedir şimdi'den söylüyorum hadar paşa otel olursa halkın büyük tepkisi olur ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ayvayı büyük çoğunlukla yer akp ne düşünüyorsa gerisinde kalsın yoksa hesap çarşıya uymaz onlar ançak pazar'da ayvayı yerler erdoğa'nın hayal ettiği düşünce bu galiba önce yak sonra hotel yemezler otel olamayacak haydar paşa aynı kalacak ne kadar servet biçerlerse biçsin tarihi bina otel olamayacak umarım otel olmaz :D

Tabii Galata Port, 3'ünü köprü, Haliç'in boynuzları... fantaziler de bitmez rantlar da. Haydarpaşa da bunlardan biri, hepimiz biliyoruz; fakat biraz daha farklı bir açıya yonelmek istiyorum. Haydarpaşa'nın tam arkasında Istanbul işgalinde kullanılan Ingiliz Karakolu ve mezarlıkları mevcut. Gerçi binalar kayıt altına alınmış; ama aynı zamanda ayaklar altında. Haydarpaşa, halen Anadolu'nun son istasyonudur ve zamane imparatorluğun başkentine tahta bavullarıyla gelenleri ilk tanıştıran, çok olaya tanıklık etmiş bir bina, yenileme adı altında bir projeye evsahipliği yapacaksa; etrafıyla birlikte değerlendirilip tüm kamuya mal edilecek bir fikirle bezenmelidir. Korumak için elimizden geleni yapmalıyız, aksi takdirde yap, işlet, devretçilerin ekmeğine yağ sürmüş olacağız.

Tartışmaya cevap yazmak için

RSS

Arma

Yükleniyor..

© 2012   Created by Betül Ellialtıoğlu Seçkin.

Armalar  |  Sorun Bildir  |  Terms of Service